Sıkça sorulan sorular

Tabiki evet. Diş ipi bize en çok yardımcı oral hijyen araçlarındandır. Diş fırçası ile ulaşamayacağımız diş arası bölgeleri, çürüksel veya diş eti ile alakalı tüm hastalıkların genellikle başlangıç yeridir. Bilhassa çapraşık dişlerde durum daha da önem kazanır. Bu yüzden diş fırçalamaya ek olarak günde bir kere diş ipi kullanmakta fayda vardır. Not: Lütfen hangi diş ipinin size uygun olduğunu ve diş ipinin nasıl kullanılacağınızı hekiminize danışınız.

Diş hassasiyeti oldukça yaygın görülen bir sorundur. Dişlerin problemleri devamında ortaya çıkar. Bu problem genelde 20-50 yaş aralığında görülür. Diş hassasiyeti mine dokusunun altında bulunan dentinin açığa çıkması veya  çürük oluşması gibi durumlarda oluşabilmektedir.

Diş hassasiyetinin tedavisi var mıdır ?

Diş hassasiyeti genellikle hassas dişlere sıcak, soğuk, tatlı gibi uyaranların teması ile şiddetlenmektedir. Diş hassasiyeti tedavisinde dentin tübüllerini tıkayıcı veya diş içindeki sinirleri hissizleştiren çeşitli malzemeler kullanılmaktadır.

Diş eti hastalıklarının ilk ve en önemli belirtisi dişeti kanamasıdır. Dişetlerinde renk, şekil bozuklukları ve ağız kokusu ile kendini daha da belli eder. Sağlıklı dişeti gülkurusu açık pembe renktedir. Dişe ve kemiğe sıkıca yapışmış olup, portakal kabuğuna benzer parlak – pütürlü bir görünümü vardır. Dişeti hastalığının temel nedeni bakteri plağı denen dişe sıkıca tutunmuş, yapışkan saydam bir tabakadır. Tırnağınızla dişinizin üzerini kazıyarak plağı fark edebilirsiniz. Bakteri plağı kaldırılmazsa sertleşir ve diş taşı ya da tartar olarak isimlendirilen birikintiler oluşur. Plaktaki bakteriler tarafından üretilen toksinler (zararlı maddeler) dişetlerine zarar verir. Toksinler dişetlerinin etrafındaki destek dokularını yıkar, dişlerden uzaklaşır, oluşan periodontal ceplerde daha fazla bakteri plağı birikir. Periodontal hastalık geliştikçe cepler daha da derinleşir. Bakteri plağı dişlerin açığa çıkmış kök yüzeylerine yapışır. Dişlerin kemik desteği yok olur ve tedavi edilmeyen dişler sallanmaya başlar ve sonunda çekilmek zorunda kalırlar.

Hayır. Şiddetli renk değişikliğini içeren durumlarda, diş beyazlatma parlak, beyaz bir gülümsemeyle sonuçlanmayabilir. Şiddetli diş renk değişikliği olan kişiler, porselen veneer veya kompozit yapıştırma gibi diğer seçenekleri göz önünde bulundurmalıdır.

Diş beyazlatma hakkında daha fazlasını okuyun  )

Diş çürüğü anneden çocuğa bulaşır. Beslenme esnasında ortak kaşık çatal kullanımı, annenin bazı yiyecekleri önce kendi çiğneyip sonra çocuğa vermesi gibi durumlarda annedeki bakteriler çocuğa bulaşır.

Bir kaplama prosedürünü estetik açıdan değerlendirirken dikkate alınması gereken faktörler şunları içerir:

  • Senin hedeflerin.
  • Dişlerinin rengi. Örneğin, çoğu kaplama ultra ince ve bu nedenle yarı saydamdır, bu nedenle alttaki renksiz dişler görünebilir. Diş hekiminiz renk değişikliğini azaltmak için önce diş beyazlatmayı önerebilir. Kaplamalar, doğal diş benzeri bir görünüme sahip olacak şekilde üretilir. Kaplama rengi, kalan dişlerle aynı olmalıdır ve doğal bir görünüm için kaplama yüzeylerine doku uygulanabilir.
  • Yaşam tarzınızın ve alışkanlıklarınızın etkisi. Örneğin, diş gıcırdatma ve kenetleme, kaplamayı yongalara, çatlaklara ve kırılmaya karşı daha duyarlı hale getirebilir.

Ayrıca, özellikleri tasarlayan ve nihayetinde kaplamaları yerleştiren diş hekiminin sanatını da düşünmelisiniz. Kaplama malzemeleri evrenseldir, ancak diş hekiminin ve kaplamaları işleyen laboratuvar teknisyeninin sanatsal becerisi, nihai ürünün estetik çekiciliğinde önemli bir rol oynar.

Çekim yerine konan steril gazlı bezi en az 15-20 dakika sıkıca bastırarak yerinde tutunuz. Bu tamponu attıktan sonra, kesinlikle ikinci bir tampon yerleştirmeyiniz. Çünkü hiçbir zaman bu tampon steril olamayacaktır. Ayrıca her seferinde yaranın üzerindeki pıhtı bu tampona yapışacak ve kanamanızın durmasına mani olacaktır.

Diş hekimleri, diş beyazlatma işlemleri sırasında rahatsızlığı önlemek için koruyucu önlemler alır. Tipik olarak, ağartma maddelerinin diş dokusuna zarar vermesini önlemek için koruyucu bir jel veya kauçuk kalkan kullanılır. Diş hekimleri tarafından kullanılan en yaygın ağartma maddeleri, Türkiye Dişhekimleri Birliği tarafından kullanım için onaylanmıştır ve güvenlik ve etkinlik sağlar. Beyazlatma işleminden sonra kısa bir süre için minimum diş hassasiyeti yaşayabilirsiniz.

Dişler düzenli bir şekilde her gün en az iki kere fırçalanmalı. Her gün dişipi kullanılmalı. Altı ayda bir düzenli kontroller için diş hekimine başvurulmalı. Sigara içilmemeli.

Halk arasında bilinenin aksine implant operasyonu sırasında lokal anestezi kullanıldığından ağrı hissedilmez. Operasyon sonrasında hastalar gündelik hayatlarına devam edebilmektedirler ve ağrı kesicilerin de düzenli kullanımıyla minimal rahatsızlık duyulur.

İmplantlar ağızda 30-40 yıl kadar sonsuz kalabilirler, fakat implantların ömürlerini belirleyen çeşitli etkenler vardır, bunların başında implantın uygulandığı kişinin sağlık durumu ve implant bakımına gösterilen özen gelir. Uygun koşullar sağlandığında implantlar bir ömür kullanılabilir. İmplantlarınızın bakımını nasıl yapacağınızı hekiminiz size anlatacaktır.

Diş hekimleri kemik büyümesi tamamlanana kadar implantların düşünülemeyeceğini belirtmektedir. Bu genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkar, ancak bir çocuktan diğerine değişebilir. Kemik büyümesi tamamlanmadan yerleştirilen implantlar yerinden kayarak ciddi sorunlara neden olabilir. Bir çocuk, kemik büyümesi tamamlanmadan bir dişini kaybederse, çevredeki dişlerin anormal büyümesini önlemek için “boşluk koruyucusu” adı verilen ortodontik bir cihaz kullanılabilir. Kemik büyümesi tamamlandıktan sonra, boşluk koruyucu çıkarılabilir ve eksik diş bir implant veya köprü kullanılarak restore edilebilir.

Tavsiye edilen hamilelikten önce diş hekimine gitmektir. Hamileliğin ilk ayı ile son üç ayında uyuşturucu yapmadan diş tedavileri yapılması tavsiye edilir. Hamilelik sırasında gerekirse acil tedaviler uygulanmaktadır.

Panaromik röntgendeki x-ışınlarının verdiği radyasyon oranı diğer geleneksel x-ışınlarından çok daha azdır. Çok hızlı bir şekilde alınır. Hastalar için konforlu ve rahattır. Panaromik röntgen, tüm dişlerin, çenelerin, dişler ve çenelerdeki birçok problemin tek bir filmde görülmesini sağlayan röntgen filmidir. Tedavi planlamasının daha hızlı ve eksiksiz biçimde yapılmasını sağlar. Çene ve dişlerde gözle görülemeyen kist, çürük ve tümör gibi oluşumların tespiti için gereklidir.Cerrahi müdahalelerden önce hekim mutlaka görmek ister. Çünkü bu röntgen ile tedavi yapılacak alan geniş bir biçimde görülür ve operasyonun başarısı artar.

Ağız kokusunun, Diş çürükleri, diş iltihapları, mide problemi kaynaklı ve üst solunum yolu problemleri gibi birçok nedeni vardır.Dişten kaynaklı nedenlerde; yani çürük dişlerin tedavi edilmesi, iltihaplı dişlerin tedavi edilmesi ve diş temizliğinin düzenli olarak yapılmasıyla ağız kokusu önlenebilir. Bu durumların ardından devam eden kötü ağız kokusu var ise, iç hastalarıkları uzmanına hastamız yönlendirilerek sistemik açıdan nedenleri saptanabilir.

Hayır. Sizin için en iyi olan prosedürleri diş hekiminiz belirleyecektir. Diş hekiminin önerileri, isteklerinize ve dişlerinizin durumunu ve varsa hangi sorunların diş tedavisi gerektirebileceğini belirlemek için kapsamlı bir muayeneye dayanacaktır. Bu nedenle, gülüş makyajınız diş beyazlatma, kronlar, kompozit yapıştırma, diş eti şekillendirme, inleyler ve onleyler veya diş hekiminizin kozmetik tedavi planınız için doğru olduğunu belirlediği diğer prosedür kombinasyonlarını içerebilir.

Ortodontik tanı için en uygun yaş ilk daimi dişlerin çıkmaya başladığı 6-7 yaşları olmasına rağmen yaş sınırlaması olmadan her yaşta tedavi mümkündür.

Bu süre, kullanılan malzemenin kalitesine ve diş hekiminin becerisine bağlıdır. Son teknoloji ile üretilen dolguların ömrü 5 ila 10 yıldır. Bu süre içerisinde düzenli kontrollere gidilerek renklenmeler ve mikro sızıntılar önlenebilir.

Pulpada enfeksiyon ya da kalıcı bir hasar varsa kanal tedavisine gerek duyulur. Dişte meydana gelmiş olan kırılma, çatlama, travma ya da bir veya birden fazla yapılmış dolgular gibi derin restoratif çalışmalar belirli bir müddet sonra pulpaya zarar verebilir. Kuron uygulanacak kişiler uygulamadan önce diş kökü için kanal tedavisine ihtiyaç duyabilirler. Kanal tedavisi yapılmadan önce dişin röntgeni çekilerek böyle bir iltihap bulunup bulunmadığı tespit edilir. Pulpada bulunan iltihap ağrıya ve enfeksiyona neden olabilir. Pulpada meydana gelen enfeksiyon ise apse oluşumuna ve dişi çevreleyen kemikte zarara neden olabilir. Hasar görmüş ve enfekte olmuş bir dişe kanal tedavisi uygulanmaması durumunda diş vücudun enfeksiyon merkezi haline gelir. Eğer kanal tedavisi yapılmazsa dişin çekilmesi gerekebilir. Doğal dişi korumak her zaman tercih edilir. Bir ya da daha fazla diş eksikliği komşu dişlerin yer değiştirmesine, duruş şeklinin bozulmasına sebep olabilir. Ayrıca doğal dişleri korumak implant ve köprüler gibi pahalı ve derin tedavilerin uygulanmasını gerektirmez.

Dişlere sıkıca bağlı, Gül kurusu-Pembe renkte, Portakal kabuğu gibi yapıda, Ağrısız, şişlik ve kızarıklık olmayan, Kendi kendine veya fırçalama esnasında kanama göstermeyen yapıdadır.

Dişlerimizde doğadaki her cisim gibi kırılabilir bu sebeple kabuklu yemişleri dişle kımak tavsiye edilmez

Daha fazla

Bilgi mi lazım ?

 Hayalinizdeki gülümsemeyi gerçeğe dönüştürün! 0-552-879-0202 numaralı telefondan bizi arayın…

Bağlantılar

7/24 Yardım Hattı

Randevu Alın

Ofis

Atatürk Bulvarı İş Bankası Yanı
No:274a Adıyaman

İletişim

info@caddedisklinik.com
0552-879-0202

Açık saatler

Pazartesi-Cuma: 10:00 – 19:00
Hafta Sonu : 10:00-14:00

tr Turkish
X
Open chat
Yardıma mı ihtiyacın var?